DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Ticaretin kârı hesap makinesiyle ölçülür ama itibarı vicdanla ölçülür”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Vergi Denetim Kurulu’nun yaş sebze ve meyve ticaretine ilişkin tespitlerini değerlendirdi. Çiftçinin 6-8 liraya sattığı ürünün makbuzda 28 lira, 60 tonluk üretimin ise 800 ton gösterildiğine ilişkin bulgulara dikkati çeken Şahin, vefat etmiş kişiler adına belge düzenlendiği iddialarının da yargı tarafından aydınlatılması gerektiğini belirtti.

Eyl 16, 2026 - 10:52
 0  0
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Ticaretin kârı hesap makinesiyle ölçülür ama itibarı vicdanla ölçülür”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 16 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Vergi Denetim Kurulu’nun yaş sebze ve meyve ticaretine yönelik incelemelerinde ortaya çıktığını belirttiği sahte makbuz, gerçeği yansıtmayan tonaj ve vefat etmiş kişiler adına belge düzenlenmesi iddialarını değerlendirdi.

Şahin, söz konusu bulguların yalnızca ticari usulsüzlük iddiaları çerçevesinde ele alınmaması gerektiğini savunarak, ekonomik şartların çiftçiden tüketiciye kadar toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerine dikkati çekti.

“60 TON ÜRÜN YETİŞTİREN ÜRETİCİNİN BELGESİNDE 800 TON YAZIYOR”

Vergi Denetim Kurulu’nun incelemelerinde ortaya çıkan tespitlere işaret eden Şahin, üreticinin sattığı ürünün fiyatı ile adına düzenlenen belgelerdeki rakamlar arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu belirtti.

Şahin, “Çiftçi mandalinasını 6-8 liraya satıyor, kendi adına düzenlenen makbuzda 28 lira görünüyor. 60 ton ürün yetiştiren üreticinin belgesinde 800 ton yazıyor. Vefat etmiş kişiler adına dahi makbuz düzenlendiğine ilişkin tespitler var. Vergi Denetim Kurulu’nun yaş sebze ve meyve ticaretine yönelik incelemelerinde ortaya çıkan bu tablo gerçekten vicdan sızlatıyor.” dedi.

İddialardaki sorumlulukların yargı sürecinde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, “Kimin ne ölçüde sorumlu olduğuna elbette yargı karar verecek ancak ortaya çıkan bulguları da sıradan bir usulsüzlük iddiası olarak görüp geçemeyiz.” ifadelerini kullandı.

“İKTİDARIN İZLEDİĞİ YANLIŞ POLİTİKALAR VATANDAŞI VATANDAŞA KIRDIRAN BİR DÜZEN YARATTI”

Ekonomik koşulların üretici ve tüketici üzerindeki etkilerini değerlendiren Şahin, yaşanan sorunların iktidarın ekonomi politikalarıyla bağlantılı olduğu görüşünü dile getirdi.

Şahin, “Bugün Türkiye'nin sürüklendiği bu ekonomik iklimde, iktidarın izlediği yanlış politikalar adeta vatandaşı vatandaşa kırdıran bir düzen yarattı. Çiftçimiz ürünün karşılığını alamadığı için tarlasını sürmekten vazgeçme noktasına geliyor; mazotun, gübrenin ve ilacın altından kalkılamaz yükü altında eziliyor. Şehirde yaşayan insanımız ise pazarda, markette temel gıda fiyatlarına yetişemiyor.” diye konuştu.

Geçim sıkıntısının toplum üzerindeki etkisine değinen Şahin, “Yoksulluğun ve geçim derdinin bu kadar derinleştiği bir ortamda, geçim sıkıntısı içindeki insanları birbirinin sırtına basmaya mecbur bırakan bu bozuk düzen toplumsal vicdanı temelinden sarsıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“AHİLİK GELENEĞİMİZ NASIL AHLAKLI TİCARET YAPILACAĞINI DA ÖĞRETMİŞTİR”

Anadolu’daki ticaret kültürü ve Ahilik geleneğine değinen Şahin, ticaretin yalnızca kazanç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Şahin, “Bizim kültürümüzde, Anadolu ticaret anlayışında ticaret yalnızca para kazanmak demek değil. Ahilik geleneğimiz esnafa yalnızca nasıl yaşayacağını değil, nasıl ahlaklı ticaret yapacağını da öğretmiştir.” ifadelerini kullandı.

Ahi Evran’ın sözlerine atıfta bulunan Şahin, “Ahi Evran’ın, ‘Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir; akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir’ sözü, yüzyıllar öncesinden ticaretin hangi ahlaki temel üzerinde yükselmesi gerektiğini anlatıyor. Ölçüde, tartıda ve alışverişte doğruluk bu toprakların asırlardır taşıdığı en temel değer. Çünkü ticaretin kârı hesap makinesiyle ölçülür ama itibarı vicdanla ölçülür.” şeklinde konuştu.

“KAZANCIN ASIL BEREKETİ BAŞKASININ HAKKINA GİRMEMEKTEN GEÇER”

Çiftçi, esnaf, tüccar ve tüketicinin hayat pahalılığından etkilendiğini belirten Şahin, ekonomik sıkıntının haksız kazancın gerekçesi haline getirilmemesi gerektiğini savundu.

Şahin, “Bugün hepimiz aynı hayat pahalılığının yükünü omuzluyoruz. Çiftçi de, esnaf da, tüccar da, tüketici de bu acı tablonun içinde. Ancak iktidarın yarattığı bu kriz ortamında, birimizin yaşadığı sıkıntıyı diğerimizin haksız kazanç kapısı haline getirdiği bir düzende, toplum olarak hiçbirimizin kazanması mümkün değil.” dedi.

Hukuki sürecin yanında toplumsal ve ticari etik ölçülerin de korunması gerektiğini kaydeden Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Hukukun vereceği karardan bağımsız olarak, bizim de toplumsal olarak birbirimize karşı ahlaki bir ölçümüz olmalı. Kazancın asıl bereketi başkasının hakkına girmemekten geçer. Çiftçinin alın terini kâğıt üzerinde büyütüp kendi kazancını büyütenin yaptığı ticaret değil, fırsatçılıktır. Bu ekonomik çöküntü içinde vatandaş vatandaşa bunu yapmamalı.”

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0